Alaçatı Taş Otel
4Alaçatı eski çarşısı, pazar sokağına yakın
Alaçatı'nın ilk taş ev butik otellerinden biri; kasabanın kalbinde, restore edilmiş eski bir konakta.
İzmir, Turkey
Butik otele dönüşmüş taş evler ve mavi panjurlar; dünya kupasına ev sahipliği yapan sığ sörf koyu.
Burada teklif verdiğimiz otellerden bir seçki. Tarihlerinizi yazın, size uygun olanları kısa listeye alalım.
Alaçatı eski çarşısı, pazar sokağına yakın
Alaçatı'nın ilk taş ev butik otellerinden biri; kasabanın kalbinde, restore edilmiş eski bir konakta.
Alaçatı, merkeze yürüme mesafesinde
Birkaç restore taş eve yayılan tasarım odaklı bir butik otel; bahçesi, havuzu ve spasıyla tanınır.
Alaçatı'nın eski taş ev sokakları
19. yüzyıldan kalma restore bir Rum taş evinde, eski kasabanın sakin sokaklarında küçük bir butik otel.
Alaçatı, kasaba merkezine yakın
Restore edilmiş bir taş binada butik otel; Alaçatı'nın kafelerine ve pazar sokağına yürüme mesafesinde.
Alaçatı merkezi
Alaçatı'nın merkezinde bir suit butik otel; taş mimarisi ve spasıyla bilinir.
Bunları ve çok daha fazlasını fiyatlandırıyoruz. Fiyat tarihe ve pansiyona göre değişir — teklif ücretsizdir, sitede ödeme yoktur.
Alaçatı, İzmir'in batı ucunda, Çeşme kıyısından yaklaşık on dakika içeride, alçak kesme taş evlerden kurulu bir kasabadır. Asıl ürün evlerdir: taş cepheler, mavi ve gri panjurlar, kapı üstlerinde begonviller ve kimse onları fotojenik bulmadan çok önce açılmış dar arnavut kaldırımı sokaklar. Son yirmi yılda bu evlerin önemli bir bölümü sekiz ile otuz odalı küçük otellere dönüştü ve bugün satılan şey aslında bu dönüşümdür.
Alaçatı'nın size uyup uymadığına iki gerçek karar verir ve ikisi de insanları hazırlıksız yakalar. Birincisi: burada fiyat kişi başı değil oda başı verilir, bu yüzden rakam bir her şey dahil tesisin yanında tuhaf durur. İkincisi: Alaçatı denizin kenarında değildir. Kasabanın kendi denizi yoktur; hem kum plaj hem de meşhur sörf koyu araçla kısa bir mesafededir. Bunların hiçbiri kusur değildir. İkisi de sadece doğrudur ve bu sayfanın geri kalanı bunların etrafına yazılmıştır.
Bu sayfadaki en yaygın yanlış anlama budur, o yüzden açık konuşalım. Antalya sahilindeki bir tesis kişi başı gecelik fiyat verir ve o rakamın içinde genellikle kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği ve içeceklerin çoğu vardır. Alaçatı ise oda başı gecelik fiyat verir ve o rakamın içinde genellikle sadece kahvaltı vardır.
Dolayısıyla oda fiyatını her şey dahil fiyatının yanına koyup "pahalıymış" demek iki yönden de yanlıştır. Önce ikiye bölün, kişi başı rakamla öyle karşılaştırın; sonra kahvaltı sonrası bütün öğünleri geri ekleyin. Pratikte ara sezonda iyi bir taş ev odasını paylaşan iki kişinin kişi başına düşen tutarı, ilk bakışta göründüğünden çok daha makuldür; ama akşam yemeğine yeniden ciddi bir para gider, çünkü buranın restoranları gerçekten iyi ve fiyatları da ona göredir.
İkinci bir sonuç daha var ve çoğu kişi bunu kaçırıyor. Birim oda olduğu için üçüncü kişi, bir tesiste olduğu gibi küçük bir ek maliyet değildir. Tescilli taş evlerin odaları küçük ve düzensizdir; birçoğuna ilave yatak hiç konulamaz ve dört kişilik bir aile çoğu zaman tek oda yerine iki oda almak zorunda kalır. Bu, konaklama kalemini kişi başı her şey dahil bir rezervasyonda asla olmayacak biçimde ikiye katlar. Çocuklarla geliyorsanız bunu ilk mesajınızda yazın; hangi otellerin gerçekten mümkün olduğunu bu belirliyor.
Kasaba alçak bir sırtın üzerinde, iç kesimde kurulmuştur. Alaçatı'da plaj yoktur, sahil bandı yoktur, kasabadan denize girilmez. "Alaçatı plajı" denince kastedilen şey, evlerin birkaç kilometre güneyindeki ve batısındaki birkaç ayrı yerden biridir.
Alaçatı sörf koyu, ismi uluslararası düzeyde duyuran sığ ve düz sulu lagündür. Burası yüzme plajı değil, rüzgâr sörfü alanıdır: metrelerce açılsanız da su bel hizasındadır, yelkenler ve okul malzemeleri her yerdedir ve öğleden sonra rüzgâr sertleşir. Çark plajı kasabaya en yakın klasik kum plajdır; çocuklu kullanılabilir ve ağustosta kalabalıktır. Delikli Koy ve çevresindeki koylar daha kayalıktır ve rüzgâra açıktır, uçurtma sörfçülerin tercih etmesinin sebebi de budur. On beş dakika mesafedeki Ilıca ise yarımadanın asıl aile kumsalıdır; sığ suyu dipten gelen termal kaynaklarla ılıktır.
Bunların hepsi için araç, taksi ya da otel servisi gerekir. Beş dakikalık bir yürüyüş varsayarak plan yapmayın, günlük bir yolculuk olarak planlayın. Teklif isterken otelin plaj servisi ya da bir beach club anlaşması olup olmadığını özellikle sorun; küçük otellerin azımsanmayacak bir kısmında vardır ve bu, haftanın akışını gerçekten değiştirir.
Ana cadde kasabanın ortasından geçer; fırınları, butikleri, kahvecileri ve akşam sekizden itibaren dolan restoran teraslarını taşıyan yer burasıdır. Arkasındaki Hacımemiş mahallesi daha sakindir ve iyi küçük otellerin yoğunlaştığı bölgedir. Kasabanın üstündeki değirmen tepesi çatılara bakan standart manzarayı verir. Suya doğru birkaç kilometre inildiğinde çıkan Port Alaçatı marinası ise yat bağlama yerleri ve sahil restoranlarıyla ayrı bir dünyadır.
Buradaki asıl aktivite sokaklarda yürümektir. Kasaba on beş dakikada bir uçtan bir uca geçilecek kadar küçük, buna rağmen insanı oyalayacak kadar yoğundur. Kaldırım taşlarının gerçek arnavut kaldırımı olduğunu da not edin: valizle zorludur, topuklu ayakkabıyla affetmez ve grubunuzda hareket kısıtı olan biri varsa ciddi bir engeldir.
İki yüz oda değil, sekiz ile otuz oda bekleyin. Bir avlu, küçük bir serinleme havuzu ya da hiç havuz olmaması bekleyin. Gölgeli terasta servis edilen kahvaltı ise otelin gününün ana olayıdır. Buradaki Ege kahvaltısı peynirler, zeytinler, ot yemekleri, reçeller ve siparişe göre pişen yumurtalarla ciddi bir sofradır; oda fiyatının ayakta durmasının sebeplerinden biri de odur.
Tescilli yapı olmanın getirdiği kısıtları da bekleyin. Birçok evde asansör yoktur, merdivenler dik ve dardır. Aynı otelin odaları birbirinden çok farklı olabilir, yani gördüğünüz fotoğraf oteldeki tek iyi oda olabilir. Yalnızca yetişkin kabul eden oteller burada kıyının başka hiçbir yerinde olmadığı kadar yaygındır. Yüksek sezonda hafta sonu ve bayram için asgari konaklama şartı normaldir; genellikle iki gece, bazen üç. Otopark ise ya sokaktadır, ya ücretli bir otoparktadır, ya da hiç yoktur.
Alaçatı İstanbul ve İzmir için bir hafta sonu adresidir ve bütün fiyat düzenini bu kurar. Cuma ve cumartesi geceleri aynı odanın salı gecesinden belirgin biçimde pahalıdır, o gecelerde asgari konaklama şartı çıkar ve iyi restoranlar rezervasyon ister. Resmî ve dinî bayram haftalarında kasaba tamamen dolar; fiyatlar sezonun geri kalanıyla bağını koparır.
Pratik karşılığı şudur: esnekliğiniz varsa hafta içi gidin. Aynı otel, aynı oda ve aynı kahvaltı pazardan perşembeye çok daha az tutabilir, üstelik sokaklar omuz omuza değil keyifli olur.
Uçuş İzmir Adnan Menderes Havalimanı'nadır (ADB). Körfez boyunca batıya giden otoyolla, tuzlaları ve sırttaki rüzgâr santrallerini geçerek yaklaşık 70 dakika sürer. Türkiye'deki tatil bölgelerinin çoğundan farklı olarak burası yaz charter terminali değil, yıl boyu tarifeli uçuşu olan gerçek bir uluslararası havalimanıdır; nisan ya da ekim seyahatini kolay kılan da budur.
Türkiye içindeki havalimanı transferleri, bu işin kendi araçlarımız ve kendi şoförlerimizle 2016'dan beri doğrudan yaptığımız tek parçasıdır. Şoför geliş salonunun içinde isim tabelasıyla bekler, uçuş takip edilir, dolayısıyla rötar aracınızı kaybettirmez ve fiyat kişi başı değil araç başı verilir. Konaklama tarafı farklıdır: onu partner acentelerle fiyatlandırırız, yani otel tarafı bir talep ve teklif sürecidir, sitede ödeme yoktur.
İniş noktası için yerel bir not. Eski kasabanın bazı sokakları minibüs için fazla dar ya da fazla dik kaldırımlıdır; şoför en yakın köşede durup sizi yürüterek otele bırakabilir. Transfer talebinde otel adını yazın, siz inmeden önce bunu çözmüş oluruz.
Nisan. Ot festivali kasabayı uzun bir hafta sonu boyunca doldurur, çevredeki tarlalar en güzel halindedir. Denize girmek için serin, yemek için mükemmeldir.
Mayıs. Ilık, yeşil, sakin ve uygun fiyatlı. Deniz hâlâ soğuk olduğu için bunu kasaba ve yemek gezisi olarak planlayın.
Haziran. Rüzgâr istikrarlı, deniz ay sonuna doğru katlanılabilir, kalabalık henüz gelmemiştir.
Temmuz ve ağustos. Sıcak, dolu ve pahalı. Alaçatı'nın fiyat-performansının en kötü olduğu dönem tam olarak budur: plajı olmayan küçük bir iç kasaba, iç talep izin verdiği için zirve fiyat uygular. Bu haftalardan kaçınabiliyorsanız kaçının.
Eylül. Genel olarak en iyi ay. Deniz yılın en sıcak halinde, rüzgâr hâlâ var, ilk haftadan sonra fiyatlar yumuşuyor ve her yer açık kalıyor.
Ekim. Keyifli, ucuz ve giderek sakin; ay ortasından itibaren bazı oteller ve plaj kulüpleri kapanmaya başlıyor.
Kasım-mart. Büyük bölümü kapalı. Yemek ve boş sokaklar için bir hafta sonu olur, tatil olmaz.
Birçok insanın gelme sebebi yemektir ve para da oraya gider. Buradaki Ege mutfağı zeytinyağlıları, yarımadada toplanan ot yemeklerini, deniz mezelerini, ilkbaharda enginarı ve dondurmadan kahveye, muhallebiye kadar her şeye giren sakızı kapsar. Kahvaltı yerleri geç sabah açılır, restoran masaları sekiz civarında dönmeye başlar ve yaz hafta sonlarında iyi olanlar rezervasyon ister.
Bütçeyi dürüst kurun. Alaçatı'da şaraplı bir akşam yemeği, aynı yemeğin Antalya sahilindeki maliyetinin belirgin üzerindedir; plaj kulüpleri de giriş ücreti ya da şezlong başına asgari harcama ister. Genellikle insanların harcamayı beklediği tutar ile gerçekte harcadığı tutar arasındaki farkı bu iki kalem yaratır.
Kasabanın güneyindeki koy gerçek anlamda uluslararası bir alandır ve öğrenmek için çok iyi bir yerdir: su yüzlerce metre boyunca sığ ve düzdür, rüzgâr öğleden sonra makul bir düzenle gelir ve saatlik ya da haftalık malzeme kiralayan sıra sıra okul vardır. Yeni başlayanlar dalgasız, uzun ve güvenli bir alan bulur. Deneyimli sörfçüler kabaca mayıstan ekime kadar istikrarlı koşul bulur. Uçurtma sörfü ise ana lagünde değil, çevredeki daha açık koylarda yapılır.
Otelin kapısından çıkıp kuma basmak istiyorsanız atlayın; burada öyle bir şey yok. Toplam maliyeti her şey dahil bir haftayla karşılaştırıyorsanız atlayın; daha çok ödeyip fiyatın içinde daha az şey alırsınız. Dört kişilik aileyseniz ve tek rezervasyon düşünüyorsanız, iki odaya hazır değilseniz atlayın. Grubunuzda merdiven ve engebeli zeminle sorunu olan biri varsa atlayın; arnavut kaldırımı ve tescilli binalar affetmez. Fiyat sizin için biraz olsun önemliyse ağustosun ilk üç haftasını tümüyle atlayın.
İstediğiniz şey otel bahçesinin bittiği yerde başlayan bir kumsalsa, aynı yarımadada Ilıca daha doğru adrestir; daha güneydeki Kuşadası ise orta segment aile otellerini belirgin biçimde daha uygun fiyata yapar.
Tarihlerinizi, yetişkin ve çocuk sayısını, eski kasabada mı yoksa suya yakın mı kalmak istediğinizi ve kabaca bütçenizi yazın. Danışmanımız partner acentelerle güncel müsaitliği kontrol eder ve uzun bir liste yerine gerçekten uyan iki üç seçenekle döner. Teklif ücretsizdir, bu sitede hiçbir ödeme alınmaz ve normal şartlarda bir iş günü içinde yanıt veririz. Havalimanı transferini de aynı talebe ekleyin; o kısmı zaten biz sürüyoruz.
İşte bu kısmı kendimiz yapıyoruz. Şoför sizi terminalin içinde adınızın yazdığı tabelayla karşılar ve uçmadan önce sabitlenmiş bir fiyatla doğrudan otelinizin kapısına bırakır.
Hayır. Kasaba iç kesimde, alçak bir sırtın üzerindedir ve kendi denizi yoktur. Sörf koyu birkaç kilometre güneyde, Çark plajı en yakın klasik kumsal, yarımadanın aile plajı Ilıca ise on beş dakika mesafededir. Hepsi için araç, taksi ya da otel servisi gerekir; bu günlük yolculuğu haftanızın içine baştan yerleştirin.
Çünkü Alaçatı böyle satar. Burası her şey dahil tesis değil, kahvaltı veren küçük taş ev otelleridir ve birim odadır. Kişi başı bir tesis fiyatıyla karşılaştırmak için oda fiyatını ikiye bölün, sonra öğle ve akşam yemeğini geri ekleyin. Bu aynı zamanda üçüncü kişinin büyük bir adım olduğu ve dört kişilik ailenin çoğu zaman iki oda aldığı anlamına gelir.
Körfez boyunca batıya giden otoyolla yaklaşık 70 dakika. Bu transferleri kendi araçlarımız ve kendi şoförlerimizle biz yapıyoruz; şoför geliş salonunun içinde isim tabelasıyla karşılıyor ve uçuş takip ediliyor. Eski kasabanın bazı sokakları minibüs için dar olduğundan otel adını yazın, iniş noktasını önceden ayarlayalım.
Dürüst cevap: yılın fiyat-performansı en zayıf dönemi budur. İç talep zirve yaparken fiyatlar en yükseğe çıkıyor, ama yer hâlâ kendi plajı olmayan küçük bir iç kasaba. Tarihi hazirana, eylülün ikinci yarısına ya da ekim başına kaydırabiliyorsanız aynı kasabayı, eylülde daha sıcak bir denizi ve belirgin biçimde daha düşük bir fiyatı alırsınız.
Olabilir ama dikkatli seçmek gerekir. Birçok otel yalnızca yetişkin kabul eder, binalar tescilli olduğu için merdiven vardır ve asansör yoktur, odalara genelde ilave yatak konulamaz ve yürüyerek gidilecek bir plaj yoktur. Kapının önünde kum isteyen aileler için Ilıca daha doğru adres. Çocukların yaşını yazın, teklif öncesi listeyi biz daraltalım.
Otelinizin plaj servisi yoksa büyük ihtimalle evet. Kasaba içi yürünür ama plajlar, sörf koyu ve Ilıca için araç gerekir. Eski kasaba içinde park yeri kısıtlıdır ve ağustos hafta sonlarında pratikte yoktur; araç kiralamadan önce otelin otoparkı olup olmadığını mutlaka sorun.
Öğleden sonra esen rüzgâr yazın büyük kısmında vardır ve en istikrarlı hali temmuz-ağustostadır; koyun uluslararası bir sörf alanı olmasının sebebi tam olarak budur. Mayıs, haziran, eylül ve ekimde de kullanılabilir koşullar olur, üstelik suda daha az insan bulunur. Aynı rüzgâr açık koylarda güneşlenme keyfini erken bitirebilir.
Tarih, kişi sayısı, tercih ettiğiniz bölge ve kabaca bütçenizi yazın. Danışmanımız partner acentelerle fiyatlar; rezervasyonu ve vaucheri o acente düzenler. Katalog değil, kısa bir seçenek listesiyle döneriz. Bu sitede ödeme ve rezervasyon butonu yoktur. Normal şartlarda bir iş günü içinde, transfer dahil olarak yanıt veririz.
Buradaki fiyatlar sezona göre çok değiştiği için, yılın çoğunda yanlış olacak bir rakam yayınlamak yerine her talebe ayrı teklif veriyoruz.
Ücretsiz, bağlayıcı değil, bir insan yanıtlıyor.